Sabır, inanç, birliktelik ve aidiyet Selçuk İnan ve Kocaelispor...
SELÇUK İNAN VE KOCAELİSPOR
Sezon başladı başlayalı çok şey söyledik. Yazdık, çizdik, eleştirdik… Kimi zaman umutsuzluğa kapıldık, kimi zaman yeniden ayağa kalktık. Ama bugün dönüp baktığımızda, 16 yıl aradan sonra Süper Lig’e çıkan Kocaelispor’un hiç de küçümsenmeyecek bir işi başarmak üzere olduğunu görüyoruz.
Gerçekçi olalım… Böyle bir geri dönüşün ilk hedefi “şampiyonluk” ya da “Avrupa” değildir. Önce ligde kalıcı olmak gerekir. Bu takım da tam olarak bunu yaptı. 36-37 puan bandının yeterli olacağı bir tabloda, Kocaelispor’un bu çizgiyi yakalaması; sezonun en büyük kazanımıdır.
Elbette bu başarıda emeği olan çok kişi var. Başkanından yönetimine, futbolcusundan taraftarına, büyükşehir belediye başkanına kadar geniş bir emeğin ürünü bu tablo. Ama bir isim var ki, ayrı bir parantezi fazlasıyla hak ediyor: Selçuk İnan.
Kolay değil… Sezon içinde inişler, çıkışlar, eleştiriler, hatta zaman zaman ciddi baskılar yaşandı. Ama o hiçbirinde geri adım atmadı. İnandı, direndi, mücadele etti. En önemlisi de takımına bu direnci aşıladı. Tam anlamıyla oturmuş bir sistemden söz etmek belki zor ama bir “iskelet” oluşturduğu da inkâr edilemez.
Bizim futbol kültürümüzde sabır pek yoktur. Herkes sonucu görmek ister. Sürecin nasıl ilerlediğiyle pek ilgilenilmez. Oysa bu sezon Kocaelispor’da farklı bir tablo izledik. Zorluklara rağmen panik yapılmadı, uçup giden tartışmalı puanlar, buna rağmen ipler koparılmadı. Bu da istikrarı beraberinde getirdi.
Ama asıl mesele başka…
Aidiyet.
Evet, belki de her şeyin özeti bu kelime. Selçuk İnan’ın sahadaki duruşuna baktığınızda, onu sadece bir teknik direktör olarak görmüyorsunuz. Sanki yıllardır bu şehrin içinden çıkmış, bu formayı giymiş gibi bir sahiplenme duygusu var. Bu kolay kazanılan bir şey değildir.
Ve işte o yüzden yaptığı son açıklama önemliydi.
“Avrupa” dedi.
Kuru bir hedef koymadı aslında. Bir yol çizdi. “Bu sezon ligde kalalım, sonra birlikte daha büyüğünü hedefleyelim” mesajı verdi. Satır aralarında ise çok daha net bir ifade vardı: “Ben buradayım.”
Yönetimin de kongre sürecine giderken böyle bir tabloyu avantaja çevirmek isteyeceğini düşünüyorum. Çünkü teknik direktör belirsizliği yaşayan bir kulübün sağlıklı plan yapması mümkün değildir.
Sonuç olarak…
Kocaelispor ile Selçuk İnan arasında oluşan bağ, sıradan bir teknik direktör–kulüp ilişkisinin ötesine geçmiş durumda. Bu bir uyum, bir inanç ve belki de en önemlisi bir “hikâye”.
Bu hikayenin devamında güzel şeyler yazılır diyor, hepinize saygılar sunuyorum...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Kocaelispor’dan büyük mesaj 14 Eylül 2026 Pazartesi
- Bazen Rakip Oynar; Siz Kazanırsınız... 08 Eylül 2026 Salı
- Fırsat Avcısı Kocaelispor... 30 Ağustos 2026 Pazar
- Selçuk İnan Sinekten Yağ Çıkartıyor! 26 Ağustos 2026 Çarşamba
- BÖYLE GİDERSE SEZON SANCILI GEÇER... 18 Ağustos 2026 Salı
- Bir Yanda Sanayi, Diğer Yanda Tarım 14 Temmuz 2026 Salı
- Futbolda Yeni Dönem: Hesap Kitap Zamanı 13 Temmuz 2026 Pazartesi
- Yarın Diye Bir Gün Var Mı? 10 Temmuz 2026 Cuma
- KIRKPINAR'DA NÖBET DEĞİŞİMİ! 06 Temmuz 2026 Pazartesi
- Kazanan Kocaelispor Olsun... 21 Mayıs 2026 Perşembe