Hasan Hüseyin AKGÜN'ün kaleminden Çanakkale... Mecnun Bir Millet ve Çanakkale

18 Mart 2026 00:00
"Tek dişi kalmış canavarın" kalan dişinin söküldüğü yerin adıdır Çanakkale...Bir milletin varlık ile yokluk arasındaki o ince çizgide yürüdüğü yerin adıdır Çanakkale...Devamı köşe yazısında...

MECNUN BİR MİLLET VE ÇANAKKALE

Herkesin kabına bir kepçe çorba koyan Leyla, sıra Mecnun’a gelince kepçeyi sertçe vurur ve onun elindeki kabı kırar. Mecnun memnuniyetten bayılır. Ayıldığında etrafındakiler hayretle sorar:

“Ey Mecnun, seni anlamakta güçlük çekiyoruz. Herkese çorba verdi, senin ise kabını kırdı. Bunun nesine seviniyorsun?”

Mecnun’un cevabı, aşkın bütün sırlarını içinde saklayan bir cümledir:

“Olsun… Beni başkasıyla karıştırmadı ya. Benim farkıma varması yeter.”

Aşk işte budur.

Bazen verilenle değil, fark edilmekle ölçülen bir duygudur aşk.

Bazen bir sözde değil, bir davranışın içinde gizlenir.

Bazen de bir kırgınlığın içinde kendini ele verir.

Merhum Necip Fazıl Kısakürek bu hakikati şu sözlerle dile getirir:

“Sev mutlaka sev. Hiçbir şey bulamazsan bir kütüğün başına bir külah geçir, onu sev.”

Sev… yeter ki sev.

Çünkü sevgi insanın varlıkla kurduğu en derin bağdır.

Sevgi yoksa hatıra yoktur.

Hatıra yoksa hafıza yoktur.

Hafıza yoksa millet yoktur.

Şimdi “nereden çıktı bu?” diyeceksiniz. Şöyle ki:

Sevmenin değişik hâlleri vardır.

Sevmek yalnızca dünyevi bir metayı sevmek değildir.

Sevmek bir toprağı sevmektir.

Sevmek bir geçmişi sevmektir.

Sevmek bir kaderi sevmektir.

Ve bazen sevmek, imkânsızı sevmektir.

İşte bu yüzden sevmek, aşk ile sevmek; bize, Türk milletine mahsus bir hâl gibidir. Sevmenin adı Çanakkale Savaşı, aşkın adı ise imkânsızlıktır.

Öyle ise Çanakkale ne demektir?

“Tek dişi kalmış canavarın” kalan dişinin söküldüğü yerin adıdır Çanakkale.

Bazı günler sabah üzüm hoşafı içilen, öğlen yemeğin olmadığı; akşam ise yalnızca üzüm hoşafı ve ekmekle yetinilerek verilen mücadelenin adıdır Çanakkale.

Açlığın içinde direnişin adıdır.

Yokluğun içinde var olmanın adıdır.

İmkânsızlığın içinde zaferin adıdır.

Yok edilip tarihe gömülmek istenen bir milletin küllerinden yeniden doğduğu yerin adıdır Çanakkale.

Bir milletin varlık ile yokluk arasındaki o ince çizgide yürüdüğü yerin adıdır Çanakkale.

Adına destanlar yazılan, şiirler yazılan yerin adıdır Çanakkale.

Merhum Mehmet Akif Ersoy’a 

“Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?

En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.

Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya

Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya  dizelerini yazdıran ruhtur Çanakkale:

Çanakkale bir coğrafyanın adı değildir yalnızca.

Çanakkale bir hafızadır.

Çanakkale bir milletin kendini yeniden hatırladığı andır.

Çanakkale bir milletin geleceğine vurulmak istenen zincirlerin kırıldığı yerin adıdır.

Çanakkale, “Ey şehid oğlu şehid” iltifatına mazhar olan bir milletin varoluşunun adıdır.

Çanakkale sevmenin, vatan aşkının ve millet bilincinin yeniden vücut bulduğu yerin adıdır.

Çanakkale varlık ile yokluk arasındaki o ince çizginin çizildiği yerin adıdır.

Erinden paşasına…

Canı pahasına…

Kanının son damlasına kadar çarpıştığı yerin adıdır Çanakkale.

Çarşılarında aynalarının kalmadığı, ana kuzularının cepheye yürüdüğü, ölmeden mezara konulduğu yerin adıdır Çanakkale.

Mecnun olan bir milletin Leyla’sına olan aşkını gösterdiği yerdir Çanakkale.

Karşılıksız sevmenin adıdır Çanakkale.

Bir milletin elinde olanla değil, elinde olmayanla verdiği mücadelenin adıdır Çanakkale.

On binlerce şehidin verildiği, binlerce gazisinin olduğu savaşın adıdır Çanakkale.

Tarihte eşi benzeri olmayan bir direnişin adıdır Çanakkale.

Bir milletin damarlarında var olma mücadelesinin dolaştığı yerdir Çanakkale.

İşte budur Çanakkale…

Sadece bir şehrin adı değildir.

Bir milletin hafızasıdır.

Yeniden bir millet olmanın adıdır Çanakkale.

Dünden bugüne gelen, bugünden yarına da var olacak bir ruhun hikâyesidir Çanakkale.

Bugün 18 Mart…

O büyük direnişin, o eşsiz mücadelenin, o büyük fedakârlığın; Çanakkale Savaşı’nın sene-i devriyesi.

Ve biz bugün bir savaşı değil; bir ruhu, bir hafızayı, bir milletin yeniden ayağa kalktığı o büyük anı hatırlıyoruz.

Çünkü bazı zaferler yalnızca kazanılmaz…

Bazı zaferler bir milletin karakterini yazar.

İşte Çanakkale, Türk milletinin karakterinin yazıldığı yerdir.

Kutlu olsun.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X