Hasan Hüseyin AKGÜN'ün kaleminden... İran ve Sıra Bizde mi Basitliği
İRAN VE SIRA BİZDE Mİ BASİTLİĞİ
Çoğu sosyal medya çevresinde, TV programlarında ellerinde uzun değnekleriyle ekranları işgal eden, oturuşlarıyla kibir abidesi olan sözüm ona kelli felli adamlar; sanki bir yerlerden kurma kolları çevrilip bırakılmış gibi hep bir ağızdan, avazları çıktığı kadar bağırıyorlar: “Sıra bizde mi?”
Ey akli melekelerini kirli yapılara kiraya vermiş acuzeler; “sıra bizde mi?” derken bu necip milleti mi kastediyorsunuz? Bu millet, Zümrüd ü anka kuşu gibi küllerinden yeniden ve yeniden doğan bir millettir. Sizin ağababalarınız daha dünya tarihinde yokken var olan; Kavimler Göçü ile çağ açan; asırlardır fethedilemeyen bir başkenti fetheden; akıl hocalarınızın hocalarını tarihin kirli çöplüğüne atan bu milleti, sırasını bekleyen kurban mı sandınız?
Bu millet, bir tas tahin, üç beş hoşaf tanesiyle savaş kazanmış; tek bir top mermisiyle tek dişi kalmış canavarın son dişini, kirli lanetli hayalleriyle beraber Çanakkale'nin soğuk sularına gömmüş bir millettir. Ellerine aldıkları sopalarla “şuradan gelirler, buradan çıkarlar, şöyle vururlar, böyle ederler” diyerek bu millete ömür biçmek; bu milleti kurbanlık koyun muamelesi yapmak, işgal edilmeye hazır göstermek, savunmasız göstermek ya da böyle hissettirmeye çalışmak; en hafif tabiriyle, bilmeden yapılıyorsa büyük bir cehalet, kasıtlı yapılıyorsa açık bir alçaklıktır.
Biz ki tarih boyunca Göktürklerden Uygurlara; 16 imparatorluk, 38 devlet, 37 hanlık, 33 beylik, 10 cumhuriyet ve 4 atabeylik kurmuş bir milletiz. Sayısız imparatorluklar, devletler, beylikler yıkmış bir milletiz. Bizi bu lanetli ırkla iş tutanların kurbanıymış gibi gösterenlerin haddini aştıklarının bildirilme zamanı gelmiştir.
Bir savaşa düğüne gider gibi giden, ölümü, şehadeti baş tacı eden asil bir millet varsa dünyada, o da Türk milletidir ve kendini Türk hissedenlerdir. Daha sahalara inmeden köklerinizde bu acıyı hissetmenizin en temel nedeni; sayısız kere cenk meydanlarında bertaraf edilen, itlaf edilen ağababalarınızın, dedelerinizin kuyruk acısıdır.
Biz biriz. Biz her zaman vardık. Biz her zaman var olacağız. Bayrağıma uzanacak, bağımsızlığıma uzanacak, benim asil ufkuma perçin vuracak bir ırk, bir devlet, bir millet yeryüzünde yoktur. Sıfır tarihinden beridir buralardayız, sonsuza kadar da burada kalmaya devam edeceğiz.
Dokunmaya cüret eden, cüret etmeyi bırakın aklından geçiren; bu sapkın “sıra bizde mi?” alçaklığını gösterenlerin alayını bertaraf etmeye muktedirdir. İktidarın gereği muktedir olmaktır ve görünen o ki artık muktedir de bir devletiz, Vesselam.
- Toplam 1 yorum
Alpaslan demircş 12:47 - 09 Mayıs 2026
Kesinlikle katılıyorum
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Tek Ayakkabı Hizmeti ve Kaybettiğimiz Vicdanımız 12 Eylül 2026 Cumartesi
- Aynı masaya oturamamak... 03 Eylül 2026 Perşembe
- Zamanı Kesmezsen, Zaman Seni Keser 04 Ağustos 2026 Salı
- 28 Şubat Özleminde Bugün 13 Temmuz 2026 Pazartesi
- Olimpus'un Çocukları ve Tanıdık Simalar 08 Temmuz 2026 Çarşamba
- Okyanusta Yüzüp Suyu Arayan Gafletimiz 05 Temmuz 2026 Pazar
- Altı Üstü Dünya İşte... 28 Haziran 2026 Pazar
- DENETLEYENLERİN DE DENETLENMESİ 22 Haziran 2026 Pazartesi
- Bu Ülkede İki Cephe Vardır 13 Haziran 2026 Cumartesi
- Merhamet ve Kalp 03 Haziran 2026 Çarşamba