Hasan Hüseyin AKGÜN'ün kaleminden... Görülen Lüzum Üzerine

25 Nisan 2026 12:49
Kocaeli gibi sanayi, liman ve yoğun işe gidiş trafiği olan şehirlerde “ucuz ama etkisi yüksek” ulaşım modelleri hayata geçirilmeli. Yoksa trafik önce kendisini, sonra bizi boğacak....

GÖRÜLEN LÜZUM ÜZERİNE 

Kocaeli bizim evimiz. Kocaeli bizim yurdumuz. Kocaeli, artık bizim doyduğumuz müstesna bir il oldu. Her köşesine yetişmeye çalışan bir Büyükşehir Belediyesi ve Başkanı var. İdare edilmesi gereken alan geniş olunca bazen ufak tefek gözden kaçan basit ama bazen büyük mevzular olabiliyor. 

Hâliyle bu gözden kaçanlara destekte bulunmak gerekir diye düşünüyorum. Bir vatandaş olarak gayet normal olduğu için genel bir değerlendirme yapalım ve ilgililere durumu arz edelim dedik. Bugünümüzü bu soruna ayıralım dedim.

Kocaeli gibi sanayi, liman ve yoğun işe gidiş trafiği olan şehirlerde “ucuz ama etkisi yüksek” ulaşım modelleri hayata geçirilmeli. Yoksa trafik önce kendisini, sonra bizi boğacak. Aslına bakarsanız temel neden yol eksikliği değil, yönetim biçimidir.

Kocaeli gibi sanayi, liman ve yoğun işe gidiş trafiği olan büyük şehirlerde bütçeye dokunmadan, hızlıca ama etkisi yüksek olan ulaşım çözümleri ile yola devam etmek gerekir. Genelde büyük köprü, tünel yatırımları gereklidir ama pahalıdır da. Bunun yerine ufak tefek yönetim ve küçük altyapı dokunuşlarının hayata geçirilmesi; Avrupa, Japonya ve ABD’de de en hızlı trafik rahatlatan yöntemlerin başında geliyor. Çoğunlukla masrafsız olarak yapılacak minik dokunuşlar, İzmit şehir içi, D-100 ve diğer ana arter yollar için de trafiği rahatlatma yollarından olabilir.

İlk akla gelenlerden biri, sabah yoğun mesai zamanlarında, mesela (07:00 / 10:00) bandında toplu ulaşım araçlarına ayrılacak şerit çözümü. İstanbul’daki metrobüs sisteminin benzeri bir uygulama. Plan dahilinde yeni düzenlemeler, otobüs ile toplu taşımayı zaman bağlamında cazip kılabilir. Genelde sabah 07:00–10:00, akşam 16:00–19:00 saatleri arası uygulanabilir.

Şehir merkezlerimizde var olan akıllı yönlendirme tabelalarının sayılarının artırılması da önemlidir. Bu yönlendirme levhaları, trafikte olan sürücüye gerçek zamanlı en doğru yönü göstermeli; hangi yolun ne kadar sürede geçileceğini ve hangi yolun daha az yoğunluklu olduğunu belirtmelidir.

Gözlemlediğim en büyük problemlerden biri de, özellikle yabancı plakalı araçların gideceği yer istikametini son anda fark edip ani frenleme ve şerit değiştirme durumlarıdır. Çözüm olarak 250–300 m bandında köprü ya da yön bilgilendirme levhaları, bir şoför olarak bu ani hareketlerin önüne geçecektir diye düşünüyorum.

Bir diğer problem yaya geçitleridir. Evet, yaya geçitleri çok değerlidir. Ama 40–50 m aralıkla yaya geçidi ve ışıklı sinyalizasyonlu trafik lambası konulması da ayrı bir derttir. Yaya geçitleri, yaya yoğunluğunun daha fazla olduğu noktalarda toplanmalı; yaya geçidi dışında yola çıkanlara trafik emniyeti marifetiyle kati cezalar uygulanmalıdır. Bu sorun, zaten sıkışık olan şehir içi trafiği daha da sıkıştırıyor.

En büyük sorunlardan biri de yol yokluğundan değil, zamanlama hatası ile yola aynı anda yük binmesi meselesidir. Çözümü zor ama basittir: trafik akışını zamana yayma yöntemi olabilir.

En güçlü ve aynı zamanda en basit çözüm: herkes aynı saatte yola çıkıyor.

Çözüm ise, yatırımsız olarak kamu kurumları, fabrikalar ve okullar için esnek giriş-çıkış saat planlamalarının yapılmasıdır. 07:30 / 08:00 / 08:30 / 09:00 şeklinde bölünebilir.

OSB’lere fabrikalardan aynı anda binlerce servis çıkıyor. Bu servis çıkışları 10–15 dakikalık dilimlere ayrılır. Büyük firmalara “trafik yoğunluk kotası” uygulanarak, aynı anda çıkış yönetmelikle sınırlandırılabilir.

Çift sıra park etmeye sıfır tolerans uygulanmalıdır. Şehir içi her noktada kamera mevcuttur. “Duraklama cepleri” zorunlu kullanımda olup kısa durak alanları mevcuttur; uymayanlara ayrımsız ceza uygulanmalı ve bu, resmî araçlar da dahil olmak üzere geçerli olmalıdır. Zaten çoğu trafik tıkanıklığının en temel nedenlerinden biri de resmî kurum araçları tarafından yapılan duraklamalardır. Yani kanunlar ve kurallar herkes için geçerlidir.

Ve son olarak, SEKA Hastane Kavşağı benzeri, karşı şeride rahatlıkla, ışıklara takılmadan geçişi sağlayacak fonksiyonel köprülerin yapılması İzmit trafiğini ciddi manada rahatlatacaktır. Mesela Akmeşe Kavşağı’ndaki bu ucubeliği giderecek düzenleme, Kartepe lokasyonu trafiğinin hafiflemesine çok büyük etkisi olacaktır.

Şunun hassaten bilinmesini isterim ki; 23 senedir Kocaeli ilinde yaşayan bir vatandaş olarak, bahse konu dert aynı zamanda benim de derdim olması münasebetiyle paylaşmak istedim.

Sürç-i lisan ettikse affola.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X