Hasan Hüseyin AKGÜN'ün kaleminden... Das Auto ve Çelişkiler
DAS AUTO VE ÇELİŞKİLER
Sene 2019…
Türkiye ekonomisinde dalgalanmalar var ama umut da var.
O günlerde Volkswagen cephesinden dikkat çeken bir açıklama gelmişti:
“Türkiye bizim için önemli bir pazar.”
Ardından gelen proje ise gerçekten büyüktü:
Yıllık 300 bin araç üretimi, 1.4 milyar euroluk yatırım planı.
Manisa’da kurulması planlanan fabrika için ciddi teşvikler konuşuldu. Kamuoyu heyecanlandı, manşetler atıldı, yorumlar yapıldı. Kısacası herkes bu yatırımın Türkiye için önemli bir fırsat olduğu konusunda hemfikirdi.
Ancak süreç beklenildiği gibi ilerlemedi.
Bir Yatırım Neden Durdu?
4 Aralık 2020’de şirket, Türkiye yatırımından vazgeçtiğini açıkladı.
Gerekçe olarak ise dönemin jeopolitik gelişmeleri ve buna bağlı oluşan “itibar riskleri” gösterildi. Özellikle Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirdiği Barış Pınarı Harekâtı sonrasında Avrupa’da oluşan siyasi ve toplumsal tepkilerin bu kararda etkili olduğu yorumları yapıldı.
O dönemde Almanya’da çeşitli protestoların yaşandığı, bazı sivil toplum gruplarının şirket üzerinde baskı oluşturduğu da basına yansımıştı.
Sonuç olarak, büyük beklentilerle kurulan
“Volkswagen Turkey Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş.” tasfiye edildi ve dosya kapandı.
Peki Bugün Ne Değişti?
Aradan çok uzun bir zaman geçmedi.
Ancak bugün aynı şirketin farklı coğrafyalarda, farklı siyasi ve askeri tartışmaların gölgesinde yeni kararlar aldığına dair haberler gündeme geliyor.
Burada asıl dikkat çeken nokta şu:
Şirketlerin yatırım kararları çoğu zaman yalnızca ekonomik değil; siyasi, toplumsal ve küresel algılarla da şekilleniyor.
Ve bu durum, zaman zaman kamuoyunda çifte standart tartışmalarını beraberinde getiriyor.
Küresel Şirketler ve Tutarlılık Meselesi
Almanya merkezli dev şirketlerin, faaliyet gösterdikleri ülkelerde farklı hassasiyetlere göre pozisyon alması yeni bir durum değil.
Ancak kamuoyu şu soruyu sormaya devam ediyor:
Aynı olaylara farklı coğrafyalarda farklı tepkiler verilmesi,
benzer durumlarda farklı kararlar alınması,
ne kadar tutarlı?
Bu sorunun cevabı, sadece bir şirketi değil, küresel ekonomi düzenini de ilgilendiriyor.
Sonuç Yerine
Bugün gelinen noktada mesele sadece bir yatırımın iptali değil.
Mesele;
küresel aktörlerin karar alırken hangi değerleri öncelediği,
hangi durumlarda geri adım attığı,
hangi durumlarda yoluna devam ettiği…
Kısacası mesele, tutarlılık.
Türkiye gibi büyük ve stratejik bir ülke için ise çıkarılacak ders açık:
Ekonomik bağımsızlık, güçlü duruş ve alternatif üretim kabiliyeti her zamankinden daha önemli.
Vesselam…
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Tek Ayakkabı Hizmeti ve Kaybettiğimiz Vicdanımız 12 Eylül 2026 Cumartesi
- Aynı masaya oturamamak... 03 Eylül 2026 Perşembe
- Zamanı Kesmezsen, Zaman Seni Keser 04 Ağustos 2026 Salı
- 28 Şubat Özleminde Bugün 13 Temmuz 2026 Pazartesi
- Olimpus'un Çocukları ve Tanıdık Simalar 08 Temmuz 2026 Çarşamba
- Okyanusta Yüzüp Suyu Arayan Gafletimiz 05 Temmuz 2026 Pazar
- Altı Üstü Dünya İşte... 28 Haziran 2026 Pazar
- DENETLEYENLERİN DE DENETLENMESİ 22 Haziran 2026 Pazartesi
- Bu Ülkede İki Cephe Vardır 13 Haziran 2026 Cumartesi
- Merhamet ve Kalp 03 Haziran 2026 Çarşamba