Hasan Hüseyin AKGÜN'ün kaleminden Altı Üstü Dünya İşte...
Burası dünya, cancağızım...
Burada hiçbir şey tamamlanmaz. Hiçbir şey tam olmaz. Sen de yarım kalacaksın, ben de... Hayallerin yarım kalacak mesela ya da hesapların yarım kalacak. Söyleyeceklerin de, söyleyemediklerin de yarım kalacak. Ne kadar hesap yaparsan yap, ne kadar tedbir alırsan al, her şey yarım kalacak. Son sözü sen söylemeyeceksin. Çünkü son söz daima "Ol!" deyince olduranındır.
Onun için göle maya çalmaya çalışma; nafile, tutmaz.
Kalbine kir düşürme; kirlenirse çıkmaz. Gönlüne kibri misafir etme; girerse çıkmaz. Kinle yol alma; vardığın yerde huzur olmaz. Kimler gelip geçmedi ki bu dünyadan...
Adına destanlar yazılan hükümdarlar, ordulara hükmeden komutanlar, servetiyle övünen zenginler, makamından güç devşirenler...
Şimdi hangisi var? Daha niceleri gelecek, onlar da gidecek. Sen de gideceksin, ben de.
Öyleyse can yakma... Huzur kaçırma... Üç günlük dünya için kırdığın her gönlün hesabını vereceğini unutma. İki dirhem bir çekirdek olan şu kısacık ömrünü pespaye etme.
Bir an olsun aklından çıkarma; seni de beni de yoktan var eden Allah'tır. Gönülleri iman ile dolduran Allah'tır.
Düşen yaprağı dalına geri takamazsın. Verdiğin nefesi geri alamazsın. Ağzından çıkan sözü geri çeviremezsin. Geçen zamanı satın alamazsın. Ömür dediğin şey, her nefeste biraz daha eksilen bir sermayedir.
Yavuz Sultan Selim gibi ol. Şah-ı Şecaat diye anılmaktansa, Hadimü'l-Haremeyn olmayı tercih edecek kadar tevazu sahibi ol. Makamın büyüklüğünü değil, hizmetin büyüklüğünü dert edin.
Doğruluktan ayrılma.
Kula kul olma.
Nokta kadar menfaat için virgül kadar eğilme. Elif gibi dimdik dur. Çünkü eğri okun yaydan çıkması mümkündür; lakin hedefe varması mümkün değildir.
Dünya saltanatına aldanma.
Bugün adına alkış tutanlar, yarın adını bile anmayacaklar. Bugün etrafında dönenlerin çoğu, menfaatleri bittiğinde senden önce kapıyı terk edecektir. Menfaat üzerine kurulan dostluklar, balon köpüğüne benzer. Kısa ömürlüdür. Aldatır.
Musalla taşını hiç aklından çıkarma.
Halk arasında söylenen "iki seksen bir doksan" sözü aslında hepimizin son adresidir. Bir gün sen de o taşın üzerine uzanacaksın.
Hoca Efendi "Rahmetliyi nasıl bilirdiniz?" deyince, "İyi biliriz." denilenlerden ol.
Ertesi sabah güneş yine doğacak ama sen aynanın karşısına geçip saçını tarayamayacaksın. Kaşını düzeltemeyeceksin. Kapıda makam şoförün olmayacak. En sevdiğin parfümü sıkamayacaksın. Makam masasına ellerini vurup nutuk atamayacaksın.
Kürsüye çıkıp meramını anlatamayacaksın
İşte o gün anlayacaksın ki ne makam senindi, ne koltuk, ne servet, ne de alkışlar...
Sana verilen sadece emanetti. Ve sahibi geri aldı.
Sen mülkün sahibi değildin; sadece zilyediydin.
Gökkubbede bırakacağın hoş sada; sahip olduğun makamla değil, yaşadığın doğrulukla ölçülecek. Ardında bıraktığın servet değil, bıraktığın iz konuşulacak. İnsan öldüğünde cebindeki parası değil, ardından edilen duası kıymetlidir.
Unutma!
"Küllü nefsin zâikatü'l-mevt."
"Her nefis ölümü tadacaktır."
Öyleyse öyle yaşa ki; ne menfaat seni eğebilsin ne makam seni değiştirebilsin. Elif gibi dosdoğru ol. Haktan ayrılma. Eğri yolun sonu çıkmaz sokaktır.
Unutma, cancağızım...
Bu dünya yarım kalacak.
Sen de yarım kalacaksın.
Ve emin ol, ben de...
Vesselam
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Tek Ayakkabı Hizmeti ve Kaybettiğimiz Vicdanımız 12 Eylül 2026 Cumartesi
- Aynı masaya oturamamak... 03 Eylül 2026 Perşembe
- Zamanı Kesmezsen, Zaman Seni Keser 04 Ağustos 2026 Salı
- 28 Şubat Özleminde Bugün 13 Temmuz 2026 Pazartesi
- Olimpus'un Çocukları ve Tanıdık Simalar 08 Temmuz 2026 Çarşamba
- Okyanusta Yüzüp Suyu Arayan Gafletimiz 05 Temmuz 2026 Pazar
- DENETLEYENLERİN DE DENETLENMESİ 22 Haziran 2026 Pazartesi
- Bu Ülkede İki Cephe Vardır 13 Haziran 2026 Cumartesi
- Merhamet ve Kalp 03 Haziran 2026 Çarşamba
- SON KİŞİ ÖLDÜĞÜNDE... 26 Mayıs 2026 Salı