Ece Çiftçi'nin kaleminden... Kulağın Vicdandan Büyükse, Hakikate Yer Kalmaz
Kulağın Vicdandan Büyükse, Hakikate Yer Kalmaz
"Evladım, insan kulağından zehirlenir. Her duyduğuna inanma."
— Şeyh Edebali'ye atfedilen bu söz, yalnızca bir öğüt değil; medeniyetin ayakta kalabilmesi için yazılmış en kısa anayasalardan biridir.
İnsanı zehirleyen her zaman içtiği su değildir. Bazen bir cümledir. Bir fısıltıdır. Bir dedikodudur. Bir iftiradır. Ve en tehlikelisi de, doğru olduğuna inanılarak tekrar edilen yalandır.
Dikkat edin... Bugün insanlar düşünerek değil, duyarak hüküm veriyor. Delile değil, söylentiye güveniyor. Mahkemelerin aylarca uğraşarak ortaya çıkarmaya çalıştığı gerçeği, kahvehane masalarında üç dakikada çözdüğünü sanan bir toplum olduk.
Bir insanın yıllarca inşa ettiği itibarı, hiç tanımadığı birinin ağzından çıkan tek bir cümle yıkabiliyor. Çünkü biz artık karakter tartmıyoruz; hikâye satın alıyoruz. Üstelik en ucuzunu !!!!!
Ne acıdır ki iftiranın ispat yükü yoktur; masumiyetin ise bitmeyen bir çilesi vardır. Yalan söyleyen bir dakika harcar, doğruları anlatmaya çalışan ömründen yıllar verir. Çünkü çamur atanın eli kirlenir ama izi, çoğu zaman masumun üzerinde kalır.
Unutmayın ki ;17. yüzyıl şairi Friedrich Von Logau tarafından Retribution şiiri ile meşhur edilmiştir.
though the mills of god grind slowly,yet they grind exceeding small
though with patience he stands waiting
with exactness grinds he all.
Tercümesi: Tanrı'nın değirmenleri yavaş öğütse de,
son derece ince öğütürler;
sabırla beklese de,
her şeyi hassasiyetle öğütür.
İnsanlık tarihinin en eski silahlarından biri kılıç değildir; dildir. Kılıç bir kişiyi öldürür, kötü niyetli bir söz ise nesilleri birbirine düşman eder. Nice savaşlar bir cümleyle başlamış, nice aileler tek bir dedikoduyla dağılmış, nice dostluklar "bana öyle söylediler" cümlesine kurban gitmiştir.
Bugün sosyal medya denen devasa meydanlarda herkes savcı, herkes hâkim, herkes infaz memuru...
Oysa hakikat, bağırmayı sevmez. Hakikat sabırlıdır. Sessizdir. Kanıt ister. Akıl ister. Vicdan ister. Yalan ise acelecidir; kalabalığı sever. Çünkü bilir ki insanlar araştırmaya üşenir ama yargılamaya hiç üşenmez.
En acısı da şudur: Kötülük artık sadece yalan söyleyenlerin değil, duyduğunu sorgulamadan taşıyanların omuzlarında büyüyor. Her dedikoduyu paylaşan, her iftiraya "doğru olabilir" diye ortak olan, zehri sadece içmiyor; başkalarına da ikram ediyor.
Bir toplumun çöküşü ekonomiden önce ahlakta başlar. Hukukun zayıflaması, vicdanın susmasıyla mümkündür. Vicdan sustuğunda kulağın sesi büyür. Kulağın sesi büyüdüğünde ise hakikatin fısıltısı duyulmaz olur.
Şeyh Edebali'nin yüzyıllar öncesinden yükselen sesi bugün belki de hiç olmadığı kadar günceldir. Çünkü çağ değişti ama insanın zaafı değişmedi. Sadece dedikodunun hızı arttı. Eskiden bir mahallede dolaşan yalan, bugün saniyeler içinde milyonların cebine düşüyor.
Bu yüzden kendimize şu soruyu sormalıyız:
Duyduğumuz şey gerçekten doğru mu, yoksa doğru olmasını istediğimiz bir yalan mı?
Çünkü insanın kulağı yalnızca ses duymaz; öfkeyi de toplar, kini de büyütür, önyargıyı da besler. Kulağından zehirlenen bir insan, bir süre sonra gözleriyle gördüğüne bile inanamaz hâle gelir.
Hakikati öldüren kurşun değil, sorgulanmadan kabul edilen sözdür.
Ve unutmayalım...
Her yalanın bir sahibi vardır. Ama her dedikodunun onlarca taşıyıcısı... Asıl felaket, yalanı uyduran değil; onu hiç düşünmeden omuzlayıp dolaştırandır. Çünkü bazen kötülük, konuşanların değil; dinlediğini aklından geçirmeden inananların sayesinde kazanır.
Kıbleniz vicdanınız değilse eğer geçmiş olsun,
Kendinizi kandırabilirsiniz ama yaradan gün gelir açtığınız her yaradan hesap sorar!
Sağlıcakla kalınız.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Bazı Kapılar Yüzümüze Değil, Hayrımıza Kapanır 07 Kasım 2026 Cumartesi
- KENDİNİ GÖRMEK İSTİYORSAN KADININA BAK… 01 Kasım 2026 Pazar
- Aramak... 25 Ekim 2026 Pazar
- Kız Çocuklarını Korumak İçin Neden Bir Gün Var? 11 Ekim 2026 Pazar
- Huzur Kadınıyım... 22 Eylül 2026 Salı
- Çocuklarınıza Önce İnsan Olmayı Öğretin... 15 Eylül 2026 Salı
- FİLEDE ALTIN, HAYATTA BİN SORU... 07 Eylül 2026 Pazartesi
- 4 Kişilik Otomobil İğne Deliğinden Geçiyor, 270 Kişilik Gemi Nasıl Denize Çıkıyor? 01 Eylül 2026 Salı
- Dil Cimrisi Olmayın... 14 Temmuz 2026 Salı
- Güçlü Bir Coğrafyanın Ağır Sınavı 29 Haziran 2026 Pazartesi