Ece Çiftçi'nin kaleminden... KENDİNİ GÖRMEK İSTİYORSAN KADININA BAK…
KENDİNİ GÖRMEK İSTİYORSAN KADININA BAK…
Kendini görmek istiyorsan kadınına bak…
O senin aynan.
Çiçek mi açmış bağı bahçesi?
Talan mı olmuş dalı, meyvesi?
Bir kadının gözlerine bakın. Orada yalnızca bir insanın hikâyesini değil, ona nasıl davranıldığının izlerini de görürsünüz.
Bir kadın sevildiğinde güzelleşir demiyorum. Kadın zaten güzeldir. Ama değer gördüğünde içindeki güzelliği saklama ihtiyacı duymaz. Güven duyduğunda çiçek açar, huzur bulduğunda kök salar, saygı gördüğünde dallarını gökyüzüne uzatır.
Peki ya tersi?
Sürekli eleştirilen, küçümsenen, emeği görülmeyen, sevgisi istismar edilen bir kadının bahçesinde ne yetişmesini beklersiniz? Her gün biraz daha budanan umutlarından meyve vermesini mi?
Sonra da dönüp, “Eskisi gibi değilsin” dersiniz.
Elbette değildir!
Bir zamanlar gözlerinin içi gülen kadın, şimdi neden sessizleşti diye sorarsınız. Oysa belki de yıllarca konuştu, siz duymadınız. Belki defalarca kırıldı, siz fark etmediniz. Belki de sevgisini anlatmaktan değil, anlatıp anlaşılmamaktan yoruldu.
Bir kadının suskunluğu her zaman huzur değildir. Bazen tükenmişliğin en ağır sesidir.
Şunu da unutmayın; bir kadının hayatını güzelleştirmek erkeğin lütfu değildir. Bu, iki insanın birbirine karşı sorumluluğudur. Kadın erkeğin mülkü, vitrini ya da başarı belgesi değildir. Kendi iradesi, hayalleri, aklı ve dünyası olan bir insandır.
Ama insanın birlikte yaşadığı kadına nasıl davrandığı, kendi karakteri hakkında çok şey söyler.
Dışarıda herkese beyefendi, içeride kadınına hoyrat olanın nezaketi yalnızca bir kostümdür. Başkalarının yanında saygın, kendi evinde sevgisiz olanın itibarı da biraz gösterişten ibarettir.
Çünkü insanın gerçek karakteri, kendisine mecbur olduğunu düşündüğü insanlara nasıl davrandığında ortaya çıkar.
Ez cümle o giydiğiniz takım elbise sizi adam yapmaz,adam sananlar olur halbuki kadın doğurur,besler,büyütür,dal verirsin ağaç eder,buğday verirsin ekmek eder,kadın bu gül verirsin reçel yapar.
Bir kadının çiçek açmasını istiyorsanız önce toprağına zehir dökmeyin. Gölgesinde dinlenmek istiyorsanız dallarını kırmayın. Meyvesini yemek istiyorsanız ağacına emek verin.
Ve bir gün aynaya baktığınızda karşınızda nasıl bir adam görmek istediğinizi düşünün.
Çünkü bazı erkekler kadınının gözlerindeki ışığı söndürür, sonra karanlıktan şikâyet eder.
Oysa karanlığı yaratan da kendisidir.
Kendini görmek istiyorsan kadınına bak…
Çünkü bazen bir kadının yüzündeki yorgunluk, bir erkeğin karakterinin en açık fotoğrafıdır.
Ve unutmayın; talan ettiğiniz bir bahçeden çiçek bekleyemezsiniz!
- Toplam 2 yorum
orhan özdemir 22:54 - 01 Kasım 2026
çok doğru
Kartepeli 02:38 - 01 Kasım 2026
Aşırı etkili ve anlamlı bir yazı olmuş. Elinize sağlık Ece hanım
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Bazı Kapılar Yüzümüze Değil, Hayrımıza Kapanır 07 Kasım 2026 Cumartesi
- Aramak... 25 Ekim 2026 Pazar
- Kız Çocuklarını Korumak İçin Neden Bir Gün Var? 11 Ekim 2026 Pazar
- Huzur Kadınıyım... 22 Eylül 2026 Salı
- Çocuklarınıza Önce İnsan Olmayı Öğretin... 15 Eylül 2026 Salı
- FİLEDE ALTIN, HAYATTA BİN SORU... 07 Eylül 2026 Pazartesi
- 4 Kişilik Otomobil İğne Deliğinden Geçiyor, 270 Kişilik Gemi Nasıl Denize Çıkıyor? 01 Eylül 2026 Salı
- Kulağın Vicdandan Büyükse, Hakikate Yer Kalmaz 22 Temmuz 2026 Çarşamba
- Dil Cimrisi Olmayın... 14 Temmuz 2026 Salı
- Güçlü Bir Coğrafyanın Ağır Sınavı 29 Haziran 2026 Pazartesi