Ece Çiftçi'nin kaleminden... Dil Cimrisi Olmayın...

14 Temmuz 2026 00:20
Takdir edilmeyen emek küser.Sevilmediğini düşünen kalp yorulur.Görülmeyen insan zamanla görünmez olur.Belki de bugün yaşadığımız yalnızlığın, kırgınlığın ve öfkenin altında biraz da söylemediğimiz cümleler yatıyor.

 

DİL CİMRİSİ OLMAYIN...

Ekonomide tasarruf anlaşılır da, kelimede tasarrufun kime ne faydası var, doğrusu çözebilmiş değilim.

Birine "çok güzel olmuş" demek zor geliyor...
"Seninle gurur duyuyorum" demek sanki cebimizden para çıkacakmış gibi geliyor.
"Seni seviyorum" cümlesini ise adeta kasada kilitli bir mücevher gibi saklıyoruz.

Neden?...

Sevilmeyen, övülmeyen devamlı eleştirilen insan nerden bilsin takdir edilerek büyüyen çocuğun ışıl ışıl parlayan bir yetişkin olacağını.

Elinizi, dilinizi korkak alıştırmayın söyleyin, sarılın…

Takdir edersek kendimizin küçüleceğini sanıyoruz.

Sevgimizi gösterirsek değerimizin azalacağını düşünüyoruz.

Oysa sevgi, takdir ve iltifat; paylaştıkça eksilen değil, çoğalan tek servettir.

Ne gariptir ki; bir kusuru bulmakta dünya şampiyonuyuz. Bir hata gördüğümüzde cümleler peş peşe sıralanıyor. Ama iş bir güzelliği söylemeye gelince kelimeler boğazımıza düğümleniyor.

Komşumuzun çiçeği açar, "Ne güzel olmuş" demeyiz.

Bir arkadaşımız başarılı olur, alkışlamak yerine "Şansı yaver gitti" der geçeriz...

Evladımız küçücük bir başarı elde eder, "Daha iyisini yapabilirdin." cümlesini kurmakta hiç zorlanmayız.

Kendimize bile itiraf edemediğimiz komplekslerimiz var ne acı, başka birinin gururunu okşayacak iki kelime edemeyecek kadar çok hemde!!

Halbuki kendi ışığından emin olan diğerinin parlamasından rahatsız olmaz.

Eşimiz yeni bir elbise giyer, fark etmeyiz. Fark etsek bile söylemeyiz.

Sonra da insanlar neden sevgiyi dışarıda arıyor diye hayıflanırız.

Takdir edilmeyen emek küser.

Sevilmediğini düşünen kalp yorulur.

Görülmeyen insan zamanla görünmez olur.

Belki de bugün yaşadığımız yalnızlığın, kırgınlığın ve öfkenin altında biraz da söylemediğimiz cümleler yatıyor.

Bir "Teşekkür ederim."

Bir "İyi ki varsın."

Bir "Seninle gurur duyuyorum."

Bir "Eline sağlık."

Ve belki de en çok eksik bıraktığımız iki kelime...

"Seni seviyorum."

Bu iki kelimeyi söylemekten kaçınırken sevgimizi koruduğumuzu sanıyoruz. Oysa çoğu zaman sevgiyi değil, sadece egomuzu koruyoruz.

İnsanlar iltifattan değil, değersizlikten şımarır. Çünkü değersiz hisseden kişi, sürekli kendini ispat etmeye çalışır. Gerçek sevgi ve samimi takdir ise insanı kibirli değil, daha güçlü ve daha merhametli yapar.

Bugün bir deney yapın.

Hiçbir beklenti olmadan birini takdir edin.

Annenize sarılıp "Seni seviyorum." deyin.

Babanıza "İyi ki benim babamsın." deyin.

Eşinize ya da dostunuza, uzun zamandır içinizde tuttuğunuz güzel bir cümleyi söyleyin.

Göreceksiniz; en büyük cimrilik para biriktirmek değil, güzel sözleri kalbin kasasında kilitli tutmaktır.

Çünkü insanın ömrü, söylemeye cesaret edemediği güzel cümlelerin pişmanlığını taşımak için fazlasıyla kısadır.

"Unutmayın; sevgi söylenmedikçe, takdir dile gelmedikçe, en güzel duygular bile zamanla sahibini terk eder."

Esen kalın...

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X