Türkiye’de ‘Gri Boşanma’ kavramının ulusal ve uluslararası eğilimleri... Gri Boşanma...
Analistler, bu olgunun kapsamı, son yıllarda dünya genelinde gözlemlenen toplumsal değişimler ve demografik faktörlerle yakından ilişkili olduğuna dikkat çekti.
* SETA Toplum ve Medya Direktörlüğü’nde araştırmacı olarak çalışmalarını sürdüren Cenk Beyaz ve araştırma asistanı Beyza Ekici, birlikte hazırladıkları “Güncel Eğilimleriyle Türkiye’de Gri Boşanma” başlıklı bu analizde, boşanma olgusunun temel dinamikleri incelenmekte ve son yıllarda artan özel bir alan olarak “gri boşanma” kavramının ulusal ve uluslararası eğilimleri ele alınıyor.
UHA / International News Agency & Güncel Kocaeli Gazetesi

Gazeteci* Gül KABACAOĞLU
SETA Toplum ve Medya Direktörlüğü’nde araştırmacı olarak çalışmalarını sürdüren Cenk Beyaz ve araştırma asistanı Beyza Ekici, birlikte hazırladıkları “Güncel Eğilimleriyle Türkiye’de Gri Boşanma” başlıklı bu analizde, boşanma olgusunun temel dinamikleri incelenmekte ve son yıllarda artan özel bir alan olarak “gri boşanma” kavramının ulusal ve uluslararası eğilimleri ele alınıyor.


Analiz: Cenk BEYAZ Beyza EKİCİ
Analistler Cenk BEYAZ & Beyza EKİCİ’nin, ‘Gri Boşanma‘ analistlerinde, son yıllarda özellikle 50 yaş ve üzeri yetişkinler arasında boşanma oranlarının belirgin biçimde artmasının, gri boşanma olarak adlandırılan olguyu ön plana çıkardığını ve ‘Gri boşanma‘nın, orta yaş ve üzeri yetişkinlerde uzun süreli evliliklerin sonlanması olarak tanımlandığını hatırlattı.
Gri boşanma’nın, genel boşanma olgusunun yaşa bağlı bir alt türü olarak ilgili bilimsel literatürde kendine ayrı bir yer edindiğini ifade eden analistler, bu olgunun kapsamı, son yıllarda dünya genelinde gözlemlenen toplumsal değişimler ve demografik faktörlerle yakından ilişkili olduğuna dikkat çekti.

Analistler Cenk BEYAZ & Beyza EKİCİ, şunları söyledi:
“Gri boşanmanın temel kapsamını oluşturan faktör ise sağlık alanındaki gelişmelerle birlikte bireylerin beklenen ve gerçekleşen yaşam sürelerinin uzaması ve refah düzeylerinin artmasıdır. Bu gelişmeler, bireyleri hayatlarının ilerleyen dönemlerini daha “bağımsız” değerlendirme amacıyla boşanma kararları almaya yöneltmiştir. İleri yaşlarda da insanlar hayatlarını yeniden planlamakta ve mutsuz evliliklere katlanma eğiliminden kaçmaya çalışmaktadır. Uzun bir yaşam perspektifi, doyurucu olmayan evliliklerden ayrılarak yeni bir yöne gitme düşüncesini daha makul kılmaktadır. Bununla birlikte boşanmanın toplumsal kabulünün artması ve hukuki olarak kolaylaşması da bu oranların artışına sebep olarak gösterilebilir. Özellikle Batı toplumlarında ve gelişmiş olarak tarif edilen ülkelerde nüfusun yaşlanmasına paralel olarak artış eğilimi gösteren gri boşanma olgusu kavramsal açıdan da ön plana çıkmaktadır”.
Yapılan araştırmaların, gri boşanmanın ekonomik ve psikolojik refah üzerinde olumsuz etkiler doğurduğunu ve sosyal destek mekanizmalarının bu süreçte kritik bir rol oynadığını gösterdiğini ifade eden analistler, Mevcut literatürde gri boşanma kavramı, yaşlı bireyler üzerindeki uzun vadeli ekonomik etkileri ve yaşam düzenlemelerine yansımaları bağlamında incelenmektedir. Çalışmalar, gri boşanma oranının dünya çapında 1990’dan bu yana iki katına çıktığını ve bu durumun özellikle kadınlar için yaşam koşulları ve ekonomik birikimlerinde önemli ve kalıcı düşüşlere yol açtığını göstermektedir. Bu finansal kayıplar zaman içerisinde çoğunlukla toparlanmamakta ve boşanmanın kronik bir ekonomik zorlanma olarak devam ettiği görülmektedir” dedi.

Analistler Cenk BEYAZ & Beyza EKİCİ, boşanma sonrası yeniden eş sahibi olma (evlenme) olasılığında özellikle kadınlar için ekonomik toparlanma söz konusu olsa da yaşlı yetişkinlerin büyük bir kısmının bu yolu tercih etmemesi, genel nüfusun uzun süreli olarak ekonomik açıdan dezavantajlı olma riskini görünür kıldığını belirterek, ayrıca koronavirüs (Covid-19) salgınının başlangıcında genel boşanma oranlarına paralel bir şekilde gri boşanma oranının da bir miktar düştüğü ancak 65 yaş ve üzeri grupta bu oranın neredeyse sabit kaldığının görüldüğünü açıkladı.
Küresel salgının başlamasıyla birlikte gri boşanma oranlarında belirgin bir düşüş (2019’da binde 9,62 iken 2021’de binde 9,12’ye gerileme) yaşandığına dikkat çekilen analiste, bu düşüşün 50-64 yaş grubunda istatistiksel olarak anlamlı bir azalma şeklinde açığa çıkarken 65 yaş ve üstü gruba ait oranlarda ise durağanlaştığı vurgulandı.
Analistler Cenk BEYAZ & Beyza EKİCİ, bu durumun küresel salgının meydana getirdiği fiziksel izolasyonun, mahkemelere erişimdeki zorluklar ve boşanma sürecini başlatmanın pratik zorlukları ile açıklandığını ve ayrıca bazı ileri yaştaki çiftlerin küresel salgın döneminde ilişki kalitelerinin sabit kaldığı veya iyileştiğinin de görüldüğünü hatırlattı.

Öte yandan gri boşanmanın özellikle kadınlar için finansal açıdan çok daha yıkıcı neticelere yol açtığına dikkat çeken analistler, şunları aktardı:
“Boşanma sonrasında kadınların yaşam standartlarında ortalama yüzde 45’lik düşüş yaşanırken erkeklerde bu düşüş yüzde düzeyindedir. Toplam servet açısından ise her iki cinsiyet de boşanma sonrası varlıklarının yaklaşık olarak yüzde 50’sini kaybetmektedir. Bu ekonomik kayıplar kısa süreli bir krizden ziyade zaman içinde iyileşme göstermeyen kronik bir ekonomik zorluğa dönüşmektedir. İleri yaştaki bireylerin iş gücüne yeniden katılma veya kayıplarını telafi etme süreleri kısıtlı olduğundan gri boşanma ciddi bir yoksulluk riski doğurmaktadır. Kısaca gri boşanma, ileri yaştaki evliliklerin yasal olarak sonlanması anlamının ötesinde küresel çapta artan doğuşta beklenen yaşam süreleri ve bireysel özgürlük beklentileri gibi makro sosyal değişimlerin bir sonucu olarak ortaya çıkan, kapsamı giderek genişleyen ve akademik ilginin odak noktası haline gelen bir olgudur. Akademik ilginin yanı sıra devletler için önleyici politika üretiminin de zorunlu hale geldiği bir sosyal sorundur.
Bu kavramsal çerçevenin izahının ardından analizin ilerleyen bölümlerinde elde edilebilen veriler eşliğinde boşanma ve gri boşanmanın dünyada ve Türkiye’deki geçmiş ve güncel durumları ele alınarak boşanma ve gri boşanmanın azalmasına ve sorunların çözümüne ilişkin politika önerileri de vurgulanmaktadır.